gezz.org

Persembe
31 Tem
Metin boyutu
  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Ana Sayfa Seyahat Seyahat Önerileri Dünyanın Yeni Harikaları

Dünyanın Yeni Harikaları

UNESCO'nun her yıl geleneksel olarak toplanan Dünya Kültür Mirası Komitesi, 8 Temmuz'da sona eren 32. toplantısıyla, yeni kültürel miras yapıtlarını belirledi. İşte Çin'den İzlanda'ya, Arabistan'a, İsrail'e kadar birbirinden ilginç eserler, oluşumlar...

UNESCO’dan yapılan son açıklamaya göre, 19 kültürel ve 8 doğal mekân olmak üzere, 27 yeni yapıt listeye eklendi. Biz burada 7 tanesini anlatıyoruz...

 

1- TULAU EVLERİ- ÇİN
12. ve 20. yüzyıllar arasında inşa edilen 46 evden oluşan, Çin’in Fuji bölgesinin güneybatısındaki 120 kilometrelik alana yayılan bu ev dizisi, her biri 800 kişiyi barındıracak şekilde inşa edilmiş.
Ortak bir avluya bakan, az pencereli, tek girişli bu evlerin esas yapım amacı, bulunduğu alanı savunmak olarak belirlenmiş. Tüm bir kabileyi içine alabilen bu evler, adeta küçük birer şehir olarak ün salmış.
Evlerin dışı ne kadar sade ve süssüzse, içleri de o kadar konforlu ve süslü. Farklı türde bir komün yaşamın ve alışılmadık bir savunma mekanizmasının örneği olan evler, birbirlerine ve çevrelerine uyumuyla, insan yerleşmeleri arasında özel bir yere sahip.

 

2- RHAETIAN DEMİRYOLU
İsviçre Alplerini arşınlayan iki tarihî demiryolu, bu bölgede buluşuyor. 1904’te açılan Albula hattı, 67 km boyunca uzanarak alanın kuzeybatısını kapsıyor. 61 kilometrelik Bernina geçişinde ise 13 tünel, 52 viyadük bulunuyor. Tren toplam 383 köprü, 84 tünel ve 196 viyadükten geçiyor. Her iki hattın da bölgenin sosyo-ekonomik gelişimine ve yaşam standartlarına büyük etkisi olmuş. Aynı zamanda teknik, mimarî, mühendislik ve doğayla bütünleşme isteği, alanın her yerinde göze çarpıyor.

 

3- SURTSEY ADASI - İZLANDA
İzlanda’nın güney kıyılarından 32 km uzaklıkta bulunan bu volkanik ada, 1963-1967 tarihleri arasında yaşanan patlamalarla oluşmuş. İnsan yaşamının bulunmadığı ada, bitkilerin ve hayvanların kendilerine nasıl bir yaşam alanı kurabileceğini kanıtlaması açısından da görülmeyi hak ediyor. Adayı 1964’ten bu yana inceleyen araştırmacılar, okyanus akıntılarıyla taşınmış kökler, mantarlar, bakteriler ve küflerle karşılaşmış. Surtsey’de ayrıca kaydedilmiş 89 ayrı kuş türü bulunuyor.

 

4- BAHAİ KUTSAL MEKANI- İSRAİL
Baha’i’nin güçlü hac geleneğini ve yoğun bir kutsallığı birleştiren bu mekânlarda, 26 bina, tarihî eserler ve alanlar bulunuyor. Bahá’u’lláh Türbesi ve Báb Mozolesi, yapıtlar arasında en çok göze çarpanları olarak kabul ediliyor. Bu mekânlarda, aynı zamanda konutlar, bahçeler, neoklasik modern yapılar ve bir de mezarlık bulunuyor.

BAHAİLİK: 1800'lerde İran'da Mehdi inancının uzantısı olarak doğan bir dindir. Bahai Tarihi, 1844'te Bab'ın (Seyyid Ali Muhammed) yeni bir çağın gelmekte olduğunu ve yeni bir Peygamber'in geleceğini ilan etmesiyle başlar. Bahailiğin kurucusu, lakabı Bahaullah olan Mirza Hüseyin Ali'dir. 21 Nisan 1863'te Bağdat'ta sürgünde iken peygamberliğini ilan etmiştir.
Bahai Dünya Merkezi İsrail'in Hayfa şehrindedir.

 

5- AL- HİJR ARKEOLOJİ ALANI- SUUDİ ARABİSTAN
Al-Hijr, Suudi Arabistan’ın ilk kültür mirası olma özelliğini kazanan mekânı oldu. Alanda, MÖ 1. yüzyıldan kalma, iyi korunmuş, süslü cepheli mezarlıklar bulunuyor. Aynı zamanda 50 kadar eski belge ve mağara resimlerine de ulaşmak mümkün. Al-Hijr, Nabatean kültürüne ve uygarlığına ışık tutan 111 adet mezarlığa, su kemerlerine ve diğer Nabatean mimarî eserlerine evsahipliği yapıyor.

 

 

 

6- SAN MARİNO ŞEHİR MERKEZİ ve TİTANO DAĞI
Avrupa'nın en küçük devletlerinden biri olan San Marino'daki 55 hektarlık alana yayılan, Titano Dağı’nı da içine alan şehir merkezi, 13. yüzyıla kadar uzanan bir tarihe sahip. Şehir merkezinde tarihî surlar, geçitler ve mahzenlerin yanı sıra, 19. yüzyıldan kalma bir bazilika, 14 ve 16. yüzyıldan kalma rahibe manastırları ve 19. yüzyılda inşa edilmiş Palazzo Publico bulunuyor.

 

 

7- AHŞAP KİLİSELER- SLOVAKYA
Karpat Dağları’nın Slovakya tarafındaki ahşap kiliseler 2 Katolik, 3 Protestan ve 3 Yunan Ortodoks Kilisesi olarak 16. ve 18. yüzyıllar arasında inşa edilmiş. Yerel dinî mimarînin en önemli örneklerinin görülebildiği bu alanda, Latin ve Bizans kültürleri bir araya geliyor.